İlk 48 saatte ne yapılmalı?
Üç şey, bu sırayla. Birincisi erişim: alan adı kayıt hesabı, sunucu ya da bulut hesabı, kod deposu ve varsa uygulama mağazası hesaplarının şifrelerini değiştirin. Bu hesaplar sizin adınıza değilse, devretme talebini bugün başlatın.
İkincisi yedek: kodun ve veri tabanının bir kopyasını kendi bilgisayarınıza indirin. Üçüncüsü ödeme: sunucu, alan adı ve üçüncü taraf servislerin ödemesi başka birinin kartından geçiyorsa kendi kartınıza alın. Ödenmeyen bir sunucu faturası, sistemin bir sabah kapanması demek.
Kaybı geri alınamaz olan tek şey ne?
Veri. Kod yeniden yazılabilir, tasarım yeniden yapılabilir, sunucu yeniden kurulabilir; ama müşteri kayıtları, siparişler ve geçmiş hareketler silinirse geri gelmiyor.
Bu yüzden ilk gün sorulacak soru şu: verinin yedeği nerede duruyor ve o yedeğe kim erişebiliyor? Yedek yalnızca ayrılan kişinin hesabındaysa, ortada yedek yok demektir.
Hangi hesaplar kimin adına olmalı?
Kural basit: parasını siz ödüyorsanız hesap sizin adınıza açılmalı. Alan adı, sunucu, veri tabanı, e-posta, ödeme sağlayıcı, uygulama mağazası hesapları ve analiz araçları bu kapsamda.
Geliştiriciye verilecek şey hesabın sahipliği değil, o hesaba erişim yetkisi. Bu ayrım kurulduğunda ekip değiştiğinde yalnızca yetki kaldırılıyor; kurulmadığında ise varlığın kendisi karşı tarafta kalıyor.
Yeni ekip aramadan önce ne yapılmalı?
Sistemin durumunu tespit ettirmek. Kod tabanının hangi hâlde olduğu, neyin çalışır durumda olduğu ve nelerin kurtarılabilir olduğu bilinmeden alınan teklifler tahmine dayanıyor; o tahminler de süreç içinde aşılıyor.
Bu tespit bir devralma taahhüdü değil. Sonucunda “bunu sürdürmeyin” de çıkabiliyor ve bunu bilmek, aylarca kurtarmaya çalışıp sonunda sıfırdan başlamaktan ucuza geliyor.