WordPress ne zaman doğru tercih?
Site esas olarak içerik yayınlıyorsa — kurumsal tanıtım, blog, haber, duyuru — WordPress bunu iyi yapıyor. İçerik yönetimi hazır geliyor, ekip alışkın oluyor ve devralacak birini bulmak kolay.
Bütçe sınırlıysa ve sitenin işi bilgi vermekse, özel yazılım yazdırmak paranın iyi harcanması olmuyor. Bu kararı verirken utanılacak bir şey de yok.
Nerede sınıra geliniyor?
Sitenin içerik yayınlamanın ötesinde bir iş yapması gerektiğinde. Hesaplama yapan bir form, çok adımlı bir başvuru akışı, kullanıcıya özel bir panel ya da mevcut bir sisteme bağlanma isteniyorsa, bunların her biri eklentiyle çözülüyor.
Sorun da orada başlıyor: on beş eklentili bir site, on beş ayrı yazılımın bakımını üstlenmiş demektir. Biri güncellenmediğinde açık kalıyor, biri güncellendiğinde başka biri bozuluyor.
Bakım ve güvenlik yükü kimde?
WordPress dünyanın en çok kullanılan sistemi olduğu için en çok saldırılan sistemi de o. Bu, WordPress’in güvensiz olduğu anlamına gelmiyor; güncel tutulmadığında hızla açık hâle geldiği anlamına geliyor.
Karar verirken sorulacak soru şu: bu siteyi kim güncel tutacak? Cevap “kimse” ise, ilk yıl ucuza gelen tercih ikinci yılda temizlenmesi gereken bir sorun oluyor.
Hız ve bulunabilirlik farkı gerçek mi?
Gerçek ama abartılıyor. İyi kurulmuş bir WordPress sitesi de hızlı olabiliyor; yavaşlatan şey sistemin kendisi değil, üst üste binmiş eklentiler ve ağır temalar.
Özel yazılımın avantajı ise şu: sayfanın ne yükleyeceğine siz karar veriyorsunuz. Arama motorları hızın ölçüldüğü bir dünyada bu farkın bedeli, rekabetin sıkı olduğu alanlarda ödeniyor.